OPERA DÜRBÜNÜ
Birkaç objede sanatının kısa tarihi anlatılmaya kalkılsa en ‘Rönesans’ haliyle hepsinden sahne çalacak kadar ihtişamlı ve değerli.
Editör: Ali Tufan Koç

İlk dürbünün buluşunun 1608 yıllarına dayanıldığı söylense de, 1610 yılında tasarlanmış olan ve keşfedilen bu fikrin, İtalyan bilim adamı Galileo Galilei tarafından geliştirerek icat edildiği kayıtlara geçmiş.

Yapmış olduğu dürbün modelinin daha çok opera gözlüklerine benzemesi, insanlığın en büyük icatlarından dürbünün ilk olarak, yine aynı dönemlerde yeni bir sanat biçimi olarak yavaş yavaş şekillenen operalarda kullanıldığı düşünülüyor.

1637’de Venedik’te ilk opera binasının açılmasıyla, sanatın merkezi Floransa’dan bu şehre geçmekle kalmamış, aynı zamanda sanatta yeni bir “sosyal statü objesi” çıkmıştı: opera dürbünü.

En az operaya gidilirken tercih edilen giyim kuşam kadar mühim bir meseleye dönüşüyor zamanla. Kullanılan opera dürbününün şıklık ve görkemlilik seviyesi, saraya yakınlık derecesiyle neredeyse eş tutuluyor.

Bir dönemin belki de en kıymetli objesine saygı duruşu niteliğinde, fonda esaslı bir Maria Callas parçası eşliğinde, Rönesans kahramanlarına hürmetlerle….

FROM THE ARCHIVES
FEASTS
FINDS
CASE SERIES
ALL ARCHIVES
FROM THE ARCHIVES
FEASTS
ELMAS KATLAMA

Dört adımda peçeteyi doğru kullanma sanatı.

FINDS
THE BARBICAN CENTRE

Brütalist mimarinin en iyi örneklerinden biri olan The Barbican Centre acımasız bir çirkinlik abidesi mi yoksa mimari bir cevher mi?

CASE SERIES
ANI(T)SAL TAHRİBAT

İstanbul’da sanatın en yoğun yaşandığı ay eylül, benim için ANI(T)SAL TAHRİBAT sergisiyle başladı.

BLACKOUTS
SEGOVIA

Medina del Campo’da İspanya’nın tarihini sokaklarında, halka açık yerlerinde ve şehir merkezindeki üst üste dizilmiş binalarında yaşayabilirsiniz. İspanya Kraliçesi Isabella’nın şehrine siyah-beyaz bir bakış…

LOVE LETTERS
FEM GÜÇLÜTÜRK

Botanist FEM GÜÇLÜTÜRK’ün Çıtlık Ağacına yazdığı aşk mektubu aşkın sınırlarını aşıyor.

SENSES
AYŞE BOYNER

Ayşe Boyner’in yüksek enerjisi tüm duyularına yansıyor.

CITIZENS
NURAY ADA

En yakın dost, şehre yakın kaçış noktası, rahatlatan derin bir nefes, belki de bir avuç çamurun aldığı şekil…